| Ne Ucuz Olurdu! |
Bedevînin devesi kaybolmuştu. Bulursa iki dirheme satacağına dair adak adadı. Bir süre sonra devesini buldu; buldu ya bu kez de iki dirheme deveyi satmaya gönlü varmıyordu. Düşündü taşındı; ... | |  |
| Söyle |
Bir dilenci Isfahan zenginlerinden birinin evine gelip kapıyı çaldı ve bir şeyler istedi. Ev sahibi uşağına :
- Mübarek; Kamber'e söyle. Kamber de Yakut'a söylesin; dilenci için bir şeyl... | |
 |
| Nedir Düşmanlığın? |
Bir arap Muaviye ile birlikte kızartma yiyor ve etleri hızla parçalayıp mideye indiriyordu. Bu manzara karşısında Muaviye dayanamadı:
- Nedir bu kuzuya düşmanlığın? Yoksa anasından boynu... | |  |
| Yoksa |
Dilencinin biri yanında küçük çocuğu ile kapı kapı dileniyordu. Derken mezarlığa götürülen bir cenazeyle karşılaştılar. Kadının biri tabutun arkasında hem ağlıyor hem söylüyordu:
- Ah be... | |
 |
| Kisrâ |
Kısa boylu adamın biri Kisrâ'ya gelerek birini şikayet etti. Kisrâ:
- Sen kısa boylusun. Ferâset ilmine göre kısa boylular zalim olur ve kimse onlara zulmedemez.
Adam:
- Ama bana... | |  |
| Ahmaklık İşareti |
Bâkil onbir dirheme bir ceylan almış, kucağında ceylanla eve gidiyordu. Adamın biri sordu:
- Kaça aldın bu ceylanı?
Bâkil iki elini açıp bir de dilini çıkarttı ve "onbir" demek isted... | |
 |
| Kim Haklı? |
İki kişi bir mesele yüzünden tartıştılar ve sonunda iş kadıya kadar vardı. Bunlardan biri yağ, diğeri de koyun göndermişti kadı hazretlerinin evine. Kadı efendinin sadece yağdan haberi vardı... | |  |
| Bir Taşta İki Kuş |
Adamın tembel mi tembel bir uşağı vardı. Bir gün onu üzüm ve incir almaya gönderdi, ama uşak sadece üzümle çıkageldi.
- Ben sana demedim mi, sana bir iş verirsem iki iş birden yap diye h... | |
 |
| Kıyamet |
Hoca okulda kıyamette olacaklardan söz ediyordu ki çocuğun biri kalkıp sordu:
- Hocam, kıyamet günü bizim okul da tatil olacak mı?
... | |  |
| Eğer |
Bir berber zavallı adamı tıraş ediyor ama sürekli makasla saçını çekiyordu. Bir süre sonra müşteriye sordu:
Kaç kardeşsiniz?
- Elinizden sağsalim kurtulursam, iki kardeşiz!
... | |
 |
| Deliler |
Üç deli kayıkla denizde geziniyorlardı ki birdenfırtına patladı. Birbirlerine akıl danışmaya başladılar. Biri dedi ki:
- İkiniz suya girip kayığı itin, ben de dümene geçeyim!
... | |  |
| Git, Canını Kurtar |
Biri arkadaşına:
- "Haydi; bizim eve gidelim de ekmekle tuz yiyelim" dedi.
Adamcağız "Ekmekle tuz"un leziz yemeklere kinaye olduğunu düşünüp arkadaşıyla birlikte yola koyuldu.... | |
 |
| Niyetim Yok |
İki deli konuşuyorlardı.
- Dünyadaki bütün mücevherleri ve elmasları satın almak istiyorum.
- Boşuna heveslenme; satmaya hiç niyetim yok!
... | |  |
| Lakap |
Abbasî soyundan biri hilafet iddiasında bulunmuştu. Öte yandan son derece kan dökücü zalim biriydi. Bir gün nedimini çağırdı:
- Bana bir lakap bul; ne bileyim, Mu'tasımbillah, Mütevekkil... | |
 |
| Bîdil |
Sultânî-yi Kirmanşâhî çok iri göbekli Bîdil-i kirmanşahî için şu dizeyi yazmıştı:
Dîdem şikemî zi dûr peydâst.
Ba'd ez do se rûz Bîdil âmed.
[Çok uzaktan gördüm ... | |  |
| Varrık Da Desen... |
Lor, ayran satın almıştı, ama ayrancı, içinde bir kaç kurbağa yavrusunun bulunduğu suyu karıştırıvermişti ayrana kaşla göz arasında.
Lor, ayranı içmeye niyetlenmiş ti kurbağa yavruları b... | |
 |
| Ulak |
Adamın biri Bağdat'tan Kazvin'e gitmişti. Birkaç gün sonra ailesine bir mektup yazdı. Yazdı ama mektubu ailesine ulaştıracak kimse yoktu.
- "Bari mektubu aileme kendim götüreyim" diye mı... | |  |
| Kim O? |
Bir gün Şeytan, Firavun'un kasrına gelip çaldı kapıyı.
Firavun:
- Kim o?
Şeytan gülerek: Sen Allah olsaydın, kapıyı kimin çaldığını mutlaka bilirdin!..
... | |
 |
| Sen Sanırım |
Bir gün Abdurrahman Câmî dost meclisinde şu beyti okudu:
Bes ki der cân-i fegâr oçeşm-i bîdârem toyî
Her ki peydâ mîşeved ez dûr, pindârem toyî
[Yaralı gönlümdeki sensin hep; uya... | |  |
| Seni De Yanına Assınlar |
Şairin biri bir gazel söyleyip Câmî'ye götürdü. Şiirini okuduktan sonra
- "Bu gazeli şehrin kapısına asayım da meşhur olsun" dedi.
Câmî: "Şiirin sana ait olduğunu kimse bilmez. İyisi... | |
 |