Hikaye | Kategoriler | Hikayeler

Hintli Köle



   Zengin bir adamın Hintli bir kölesi vardı. Onu küçük yaştan itibaren beslemiş büyütmüş, onu terbiye ederek birçok bilgi, birçok hüner öğretmişti. Bu adamın bir de çok güzel iyi huylu bir kızı vardı. Kız gelinlik çağa gelince onu birçok isteyen oldu. Nihayet adam kendine iyi huylu bir damat seçti.



   Kızın nişanlanması ile birlikte; o güzel, o hünerli köle hastalandı, sararıp solmaya başladı. Birçok hekimler geldi; fakat derdini anlayan, çaresini bulan olmadı. Nihayet bir gece adam karısına :



   - "Şu kölenin yanına giderek halini bir sor, sen onun annesi sayılırsın, belki derdini sana söyler." dedi.



   Kadın bunun üzerine ertesi gün kölenin yanına gitti. Tıpkı bir anne gibi başını okşayarak yumuşaklıkla halini hatırını sordu, derdine ortak olmak istediğini söyledi. Kadın daha çok diller döktü, çok tatlı sözler sarfetti, nihayet köl derdini söyledi.



   - "Ben seni annem gibi bilirdim, bunu senden hiç ummazdım, benim aşık olduğumu bile bile kızını başkasına verdin." dedi.



   Bu sözü duyan kadın öyle bir kızdı öyle bir sinirlendi ki; o an köleyi dövüp damdan aşağı atmak istedi, fakat sabretti. Gelerek durumu kocasına anlattı.



   Kölesinin neden hastalandığını anlayan adam sevindi.



   - "Söyle ona sabretsin. Her derdin bir çaesi vardır. Madem ki kızı seviyor, aşıkların arasına girmek olmaz kızı ona veririz" dedi.



   Kadın köleye bunları söyleyince kölenin gönlündeki kader bulutları dağıldı. Günden güne iyileşerek eski sıhhatine ve neşesine kavuştu.



   * Zira aşk derdi onulmaz, iyileşmez bir derttir, çaresi sevgiliye kavuşmaktır.




Hikayeler