Hikayeler » Sevgi Hikayeleri » Sevginin Gerçek Kaynağı

Sevginin Gerçek Kaynağı




    Birisi gönlünü bir güzele kaptırmış, bir türlü kendini kurtaramıyor; üstelik hakaret görüp, herkes ona hakir bir gözle bakıyormuş...

    Akıl, fikir sahibi bir insandı ama delidir diye halk onu tefe koyup çalıyordu.

    Dost için düşmandan cefa görürdü. Dostun sunduğu zehir ona en kuvvetli panzehir gibi geliyordu. Dostları onun ensesine tokat atar, o tevekkülle başını öne eğerdi...

    Sevgilisinin hayali onun başını öyle sarmıştı ki sanki beyninin damını tekmeliyordu. Denize batanın, yağmurdan haberi olmadığı gibi arkadaşlarının kendisini ayıplamalarını bilmiyor; bilse bile de kulak asmıyor, aldırış etmiyordu.

    Gönül ayağı taşa değer ar ve namus şisesini düşünmez.

    Bir gece rüyasında şeytan, kendisini peri gibi bir kız şekline sokarak bunun kucağına atıldı.

    Sabahleyin , sabah namazını kılabilmek için ilk önce gusül etmesi gerektiğini anladı. Dostlarından kimse onun yıkanmasını icap ettirecek hal ve sebebin ne olduğunu bilmiyordu. Bir su kenarına gitti. Ve mevsim kıştı. Soğuk , öyle bir haldeydi ki sanki su üzerine mermerden bir kapı kapatmıştı....

    O kapıyi kırarak (yani buzu) suya daldı.

    Biri öğüt verip ona dedi ki : "Ayol'... Bu soğuk suda, bu kış günü öleceksin. Nedir bu hal?..

    O insaflı aşık genç, şu mukabelede bulundu :

    Dostum!...Sus, beni ayıplama. Kaç gündür bir kız benim gönlümü çeldi...Bir sevda yüzünden öyle bir hale geldim ki, anlatamam...Sevdiğim bir kız için bu kadar ezaya katlanıyor, cefa çekiyorum da, beni topraktan yaratan, kudretiyle bana can veren Cenab-ı Hakk'ın emirlerini zor da olsa nasıl olurda yerine getirmem?...O Allah ki, O'nun ihsan ve nimetleriyle yaşıyoruz.Bunda şaşılacak ne var?..."


--------------------- O---------------------

    Evet bu hikaye de önemli olan Rabbimin rızası...Ve ona götüren her şey...Bizlerde beşeri o kadar şeye takıldık ki, asıl olanı...unuttuk. Genelde insanlar birçok olayın etkisinde kalır, ama işin aslını pek düşünmez."Hatasız kul olmaz.."düsturundan hareketle insanız beşeriz, hatalarımız ve noksanlarımız muhakkak vardır.

    Ama bir de şurası var ki, biz de en azından bu gencin yaptığını yapabilecek bir hâyamız olsa...O Alemlerin Rabbine karşı kusurlarımızın bilincinde olarak yalvarabilsek...En azından farz olan ibadetlerimizi yapabilsek...Zaten asıl olan da bu...Yoksa kimse kimsenin mükemmel olmasını bekleyemez, beklememelidir de...