Hikayeler » Sevgi Hikayeleri » Leyla İle Mecnun

Leyla İle Mecnun




    Arap meliklerinden birine Leyla ile Mecnun’un halinden bahsediyorlar. Dediler ki:

    - “Mecnun, iyi ve kuvvetli bir şair olduğu halde, çöllerde dolaşıp perişan bir hale düştü. İrade dizginini elinden kaçırdı.”

    Melik, “Onu bulup getirin” emrini verdi.

    Mecnunu bulup getirdiler ve huzura çıkardılar.

    Melik, onu ayıplayarak şöyle dedi:” İnsanlık şeref ve haysiyetinden ne zarar gördün ki, hayvanlık huyunu aldın da, insanlar arasında yaşamaktan vazgeçtin?...”

    Mecnun ona inliye inliye şu cevabı verdi:

    - ”Birçok dostlarım Leyla’yı sevdiğim için beni ayıpladılar. Fakat bir gün Leyla’yı gördüklerinde, benim mazur olduğumu anlayacaklardır.”

    “Ey gönlümü alan güzel!...Keşki beni ayıplayanlar seni bir görseydiler. Seni görünce, turunç kesecekleri yerde kendilerinden geçip ellerini keserlerdi. Bunu görmek isterdim. O zaman hakikat meydana çıkar ve davamda haklı olduğum sabit olurdu.”

    Melik; “Bir de biz görelim bakalım. Ne biçim şeymiş bu Leyla”, dedi ve onun aranıp bulunmasını ve huzuruna getirilmesini emretti.

    Melikin emri üzerine memurlar çölü dolaştılar, çadırları aradılar. Sonunda Leyla’yı bularak getirip huzura çıkardılar.

    Melik, baktı ki, bu Leyla denilen kız, esmer mi esmer, zayıf mı zayıf....Melik, Leyla’yı beğenmedi. Çünkü haremindeki cariyelerin en çirkini ve hakiri, ondan daha güzel ve daha süslü idi...

    Zeki Mecnun , melikin aklından geçeni derhal anladı ve dedi ki:

    - “Ey Melik!..Leyla’ya kıymet vermek için ona, Mecnun gözüyle bakmalısın.Eğer Leyla’ya benim gözümle bakarsan gerçeği o zaman anlar, aşkımdaki manayı ve sırrı o vakit çözer, ondaki güzelliğin o zaman farkına varırsın...”

    Mesnevi de şöyle geçiyor:

    Sen benim derdimi kavrayamazsın ki, bana acıyabilesin. Benim derdimi ve derdimdeki manayı idrak ve ihata edebilen bana arkadaş olabilir. Ben böyle bir arkadaşa halimi gece gündüz anlatabilirim. O da anlar...”İki odun birlikte olursa iyi yanar.”

    Şöyle bir şiir de var:

    Cananıma ve yurduna dair kulağıma gelen sözleri,
    O yurdun güvercinleri duysalar, benim feryadıma iştirak ederler.

    Ey dostlarım!...Sıhhat ve afiyette olan kimseye söyleyin:
    Sen dertlinin yüreğindeki sızıyı bilmezsin.

    Mesnevi de ayrıca şöyle geçer :

    “Sağlam insanlarda yara derdi bulunmaz. Ben derdimi ancak ve ancak derdime ortak olana söyleyebilirim. Başkasına anlatamam... Ömründe bir kimseyi arı sokmamış ise, ona arıdan bahsetmek boş şeydir. Sen benim gibi bir derde müptela olmamış isen, benim halim sana efsane gibi gelir. Onu bir masal gibi dinlersin. Benim içimdeki sızıyı başkasıyla mukayese etme. Başkası, tuzu elinde tutuyor. Halbuki benim yarama ekilmiştir.”