Hikayeler » Mevlana'dan Hikayeler » Gül Kokusundan Bayılan Adam

Gül Kokusundan Bayılan Adam



   İri yarı adam bir gün güzel koku satanların pazarına gelince aklı başından gitti yere yıkılıp bayıldı, yol ortasına bir ölü gibi yığıldı kaldı...

   Bunu gören halk başına üşüştü.

   Başına toplananlardan kimi kalbini yokluyor, kimi yüzüne gül suyu döküp duruyordu.

   Bilmiyorlardı ki adamcağız gül kokusundan bayılmış...

   Kimi bileklerini, başını ovuyor kimi öd ağacına şeker karıştırarak tütsü yapıyor, bir başkası elbiselerini çıkarıp üstünü hafifletiyordu.

   Birisi nabzını yokluyor, öbürü ağzını kokluyor - şarap mı içti, esrar mı çekti, afyon mu yuttu -, anlamaya çalışıyordu.

   Bir türlü adamın neden bayıldığını anlayamıyan halk şaşıp kaldı.

   Son çare olarak akrabalarına haber vermeye karar verdiler. O bayılan kişinin akıllı ve anlayışlı bir kardeşi vardı. Bu haberi alır almaz yanına biraz köpek pisliği alarak koşup geldi. Çünkü kardeşi köpek bakıcısıydı köpek pisliği kokusuna alışmıştı. Gül kokusu duyunca bu yüzden bayılmıştı. Kardeşinin yanına varınca, o akıllı kişi, kimse anlamasın diye önce halkı dağıttı, sonra ağzını kulağına götürerek okuyormuş gibi yaptı, bu arada gizlice köpek pisliğini burnuna götürerek koklattı, koklatır koklatmaz adam ayılarak kendine gelmeye başladı.

   Halk şaşırdı :

   - "Bu ne büyük bir efsun bir sihir.." dediler.